20/10/2008 - CİN SURESİ
ALLAH’IN ELÇİLERİNİN KARŞILAŞTIKLARI OLUMSUZLUKLAR De ki: Bana vahyedildi ki sen namaza durduğunda cinler etrafına öyle toplanıyorlardı ki, neredeyse birbirlerini ezeceklerdi. De ki: Ben Rabbimi çağırıyorum ve O'na hiç kimseyi ortak koşmuyorum. Yalnızca Allah'a tapın. O tektir. Âyetlerimize inanan ve iyi işler işleyenler cennetlere girecekler ve ebedî olarak orada kalacaklardır. Orada daha önce ne bir cin ne de bir insan eli dokunan tertemiz eşler vardır. İnkâr edip şer işler işleyenler ise cehenneme girecekler ve ebedî olarak orada kalacaklardır. Allah vâdinden asla dönmez. O'nun vâdi er, geç gerçekleşir. Allah'ı bırakıp ta başka birini kendinize hakem mi sandınız? O, karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa görür ve bilir. Âyetlerimiz kendilerine bildirildiğinde hemen inkâra yeltenirler. (O, cinleri yalın bir alevden, dumansız ateşten yarattı).(Sizi görmediğiniz bir yerden görürler). *Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, "Ey cinler ve şeytanlar topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız" der. Onların, insanlardan olan dostları ise: "Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyden haberi olandır.*. * İşte böylece işledikleri günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız. * Onlar Allah evlât edindi dediler. Hâşâ Allah evlat edinmekten münezzehtir ve O, çok yücedir. Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim vardır? (İsa ve Üzeyir Allah'ın oğlu dediler. Onların bu yakıştırmalarından neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve O'na tartışmada ileri gidemeyen süslenerek yetişen kızları isnad ettiler. Oysa onlardan birine kız çocuk müjdelendiği zaman öfkeden yüzü simsiyah kesilir. Beğenmediklerini Allah'a isnad ediyorlar da beğendikleri erkek çocuklar kendilerinin mi oluyor! Ne kötü hüküm veriyorsunuz) Allah adına yalan uydurandan daha zalim kim vardır? Allah, sizi bir damla meni ve kan pıhtısından yarattı. (sizi siyah topraktan, sonra da bir çiğnemlik etten, üç karanlık içinde , sizi çocuk olarak çıkardık). (İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da rezil ömür (ihtiyarlık) çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelir. ) (Yoksa onun cinlerle bir akrabalığı mı var dediler.)de ki: 'Benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir'). (Allah'a ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki: "Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da tapmış olduğumuz şeylerdir." Onlar da bunlara: "Siz mutlaka yalancılarsınız" diye söz atarlar ve uydurmakta oldukları şeyler onlardan kaybolup gider.) (Kim Allah'a ve Resûlüne karşı gelirse, bilsin ki cehennemliktir.) (De ki: Bana verilen bunca bilgiye rağmen inkârcıların heveslerine uyarsam beni kimse Allah'ın azabından kurtaramaz.) (O,her şeyi tek tek tesbit etmiştir). Allah'ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız? O her şeyi en iyi işitir ve bilir. (gökte burçlar var ettik . Gökyüzünü tavan yaptık ve onu yıldızlarla süsledik ve kovulmuş şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı yapan, bir söz kapan olursa, onu da şihap (parlak yakıcı bir ateş) takip etmektedir. Onları şeytanlara atılacak şeyler kıldık) (İnsanları ve cinleri ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım).(İnsanların bazıları, cinlerin bazısına sığınır da onların isyanını arttırır, kötülüğe sevkeder). (Onlar 'gerçek' dediler. 'Biz göğü yokladık da orasını güçlü bekçilerle ve şehaplarla dolu bulduk ve biz orada bir söz duyabilmek için bazı yerlere oturduk fakat kim dinlemeye kalksa kendisine atılacak bir şehap bulur). Allah her çeşit yaratmayı bilir. (O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.(Gaibi bilen O'dur). (Âlemlerin Rabbi ) Allah tektir ve gücü her şeye yetendir. (O,Görüleni de bilir, görülmeyeni de . O, Rahmân'dır, Rahîm'dir). Rabbin cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım sözü gerçekleşecektir. İnkâr edenler için cehennem vardır. Ne kötü yerdir orası!
(Cehennem hışmından patlayacak gibi, kaynayıp kabarmadadır. Cehennem bekçileri onlara, 'Size bir korkutucu' gelmemiş miydi?'diye sorarlar). (Onlar 'Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve 'Allah size hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz' demiştik. Derler.) (Yine şöyle derler: 'Eğer akletseydik şimdi burada bulunmazdık,cehennem ehli olmazdık' derler.) Suçluların sonucu işte budur. Hüküm yalnızca Allah'ındır.
(Gıyaben Rablerinden korkanlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır).(Dîni yalanlamalarına sebep ne?) Allah, gizlediklerinizi de bilir. Açığa vurduklarınızı da.(O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!) Her şey Allah'ın dilemesi ve yaratması iledir. (O, örneksiz yaratan ve şekil verendir).(Yaratan bilmez olur mu hiç?)
('Bize tehdit olunan azabı başımıza getir de görelim derler. Yoksa onlar azabımızın çabuklaştırılmasını mı istiyorlar? Eğer öyle olsaydı yeryüzünde iki ayağıyla yürür tek bir canlı mahluk kalmazdı. Allah'ın azabı er, geç gerçekleşecektir. O, vâdinden asla dönmez.De ki: Benim görevim bildirmeden ibarettir.
(Bu Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür). 
|