3/5/2008 - HAYVANLARDAN BAHİS GEÇEN SURE(Enam Sûresi)
Elif – Lâm – Râ Her şeyi idare eden yalnızca Allah'tır. O, her şeyi en iyi bilendir. Arılara vahyettik. Bal yapması için. Hayvanlarda sizin için nice ibretler vardır. Kan ile gaita arasındaki tertemiz sütü içersiniz. Sizin için hayvanlarda da nice ibretler vardır. Halâ ders almazlar mı? Her kim bir iyilik işlerse kendi aleyhinedir, faydası kendinedir. Her kim bir kötülük işlerse kendi aleyhinedir, zararı kendinedir. Onlar; ayetlerimizden şüphe içindeler ve büyük yanılgıdalar. Eğer inansalardı, bu haklarında hayırlı olurdu. İmanları kökleşirdi. Kıyamet ansızın başınıza gelecektir. O gün ne annenin evladına ne evladın anne babasına bir faydası dokunmayacaktır. O gün dağlar atılmış pamuğa döner. Gök yağ gibi eriyip gül gibi kızarır. Hâmile kadınlar çocuğunu düşürür, çocukların bile saçları ağarır. O günü yalanlayanların vay hallerine. Dünya bir metâdır. Oyun ve oyalanmadan ibârettir. Âkıbetleriniz neymiş yakında görecek ve bileceksiniz. Âzabımız neymiş yakında iyice anlayacaksınız. Allah'ın izni olmadan bir yaprak bile kımıldamaz. Toprağın derinliklerindeki bir tohumun yaş mı kuru mu olduğunu O bilir. Hiçbir dişi Allah'ın bilgisi olmadan gebe kalmaz. O, her şeyi en iyi bilen'dir. Gemileri yürüten Allah'tır. Ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa onlar tükenir, Rabbin sözleri tükenmezdi. Allah iki denizi salıvermiştir. Biri acı diğeri tatlı sudur. Aralarında onları birbirinden ayıran ince bir çizgi vardır. Asla birbirlerine karışmazlar. O, gücü her şeye yetendir. De ki: Bekleyin bakalım. Biz de beklemedeyiz. Bu Kur'an şeytan işi değil Rabbin sözüdür. Şeytanlar vahiy almaktan ve vermekten azledilmişlerdir. İnanan ve iyi işler işleyenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır ve her diledikleri ellerinin altında olacaktır. İnkar eden ve şer, kötü işler işleyenler ise cehenneme girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Yiyecekleri zakkum kökü, baş içitleri kanlı irinli sudur. Oradan kurtulmayı dileseler dahi asla kurtarılmazlar. Onlara orada sadece “Tadın bakalım acı azabımızı” denilecektir. Bu Rabbin sözüdür. O, vâdinden asla dönmez. Rabbiniz Allah işte budur. O, her şeyi en iyi işiten ve bilen'dir. Allah iyilik eden ve iyi davrananları sever. O, iyi ve temiz kişileri korur ve sever. Her şey Allah’ın dilemesi ve takdirî iledir. Bunlar Allah’ın âyetleridir ki sana bildirmedeyiz. Ancak Allah’tan korkun. O, Karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa bilir. Kıyamet saati mutlaka gelecektir. O gün sûr’a üfürülür. Dağlar atılmış pamuğa benzer. Gök yağ gibi eriyip, gül gibi kızarır. Kıyametin dehşetinden hamile kadınlar çocuğunu düşürür. Çocukların bile saçları ağarır. O gün herkes kendi derdi ile ilgilenir. İkinci sûr’a üflenince gözleri yerde, üzerlerine zillet çökmüş olarak kabirlerinden kalkarlar. “Biz dünyada ne kadar kaldık” diye birbirlerine sorarlar. Kimi bir gün, kimisi bir günden de az, kimileri de birkaç saatten fazla asla dünyada kalmadıklarına dair” birbirlerine yemin ederler. İyice anlaşılsın diye âyetlerimizi böylece bildirmedeyiz. Allah’ın ayetlerini değersiz şeylerle değişmeyin. O’na içten inanın. Çünkü Allah’ın azabı en şiddetlidir. Hala ibret almazlar mı? Allah riyâkârların cezasını verecektir. Allah'a içten inanın ve O'nun bildirdiklerine uyun. İbrahim oğluna “ Ey oğulcuğum” dedi “seni rüyamda kestiğimi gördüm sen buna ne dersin?” Oğlu “Babacığım“ dedi. “Sana emredileni yap, beni sabredenlerden bulursun” İkisi de Allah’ın emrine uydular. İbrahim oğlunu yere yatırdı fakat bıçak onu kesmedi. Allah “Ey İbrahim” dedi. “Rüyanı gerçekleştirdin”.Ona oğlu yerine gökten iri bir koç indirdik. İbrahim çok ağlar ve dua ederdi. Yumuşak huylu idi. Dört ayaklı hayvanlardan koyun, keçi, sığır, deve cinsinden hayvanların eti size helâl kılındı. Allah Âdem'i pişmiş balçıktan yarattı ve ona ruhundan üfledi. Âdem'in bel kemiğinin birinden Havva'yı yarattı. Hepiniz tek bir candan türediniz. Her şey Allah'ın yaratması ve takdiriyledir. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Daha önce de peygamberler gönderildi. Onları alaya aldılar. İnkarcılar için çok acı bir azap vardır. Onlar alay ettiklerinin cezasını göreceklerdir. Onlar kendilerine ne bir fayda ve ne de bir zararı dokunan uydurma şeylere taptılar. Allah'a ve onun ayetlerine inanıp da iyi işler işleyenler için cennetler vardır. Orada her diledikleri ellerinin altındadır. İnkar eden ve kötü, şer işler işleyenler cehenneme girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Baş yiyecekleri zakkum kökü ve kanlı irinli sudur. Allah’ın izni olmadan bir yaprak bile kımıldamaz. Gemiler O’nun izni ile yürür. Hiçbir dişi Allah’ın bilgisi olmadan gebe kalmaz. O, her şeyi en iyi bilendir. Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse karşılığını görür. Faydası kendinedir. Her kim zerre kadar bir kötülük, şer işlerse karşılığını görür, zararı kendinedir. O, işlediklerinizden haberi olandır. Her şey Allah'ın dilemesi ve takdiriyledir .O, iradesi ile hükmeder. İşler dönüp Allah’a varır. Allah kimseye hardal tozu kadar bile zulmetmez. Zalimlerin zararı ise ancak kendilerinedir. Onlar ancak kendilerine zulmederler. Çünkü Allah, azabı en şiddetli olandır. Kıyamet ansızın başınıza gelecektir. O gün uzuvları aleyhlerinde tanıklık edecektir. Herkese işlediklerinin karşılığının aynısı verilecektir. Allah hesabı tez görendir. O, kendisinden korkanlarla beraberdir. Allah, kimin çekinmede olduğunu gayet iyi bilir. O, işlediklerinizden asla gafil değildir. Onlar Allah’ı kandırdıklarını sanırlar. Oysa kendilerini kandırırlar da farkına varamazlar. İçimizden gele gele ona mı vahiy geldi derler. De ki: Allah; kime peygamberlik vereceğini gayet iyi bilir. Kur'anı duydukları vakit 'Bize gökten bir melek inseydi ya derler. Melek de indirsek iş belliydi. Onlar yine inanmazlardı. Kalpleri ne kadar da birbirine benzedi. Âyetlerimizden yüz çevirenler gâfillerin ta kendileridirler. Onlar kör, sağır ve dilsizdirler. Dünya bir metâdır. Oyun ve oyalanmadan ibarettir. Kim ki inanır sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Cennetler o kişiler içindir ve onlar orada ebedi olarak kalacaklardır. Allah her şeye gücü yetendir. Âyetlerimizden yüz çevirenlere gelince onlar için çok acı bir azap vardır. İşte o kişiler gafildirler. İnkârcıların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü duraktır orası. Allah vâdinden asla dönmez. O, hesabı tez görür. Allah gizlediklerinizi de bilir açığa vurduklarınızı da. Onlar ise ayetlerimizden yüz çevirirler. İşte o kişiler kör, sağır ve dilsizdirler. Onların kulakları, gözleri ve kalpleri mühürlüdür. Âyetlerimizi yalan sayanlara gelince işte o kişiler için cehennem vardır. Ne kötü yerdir orası. Allah'ın azabının aniden üzerinize gelip çatmayacağından emin mi bulunuyorsunuz? De ki: Bekleyin bakalım. Biz de beklemedeyiz. Âkıbetleriniz neymiş yakında görecek ve bileceksiniz. Kimmiş yalancı yakında iyice anlayacaksınız. Daha önce de peygamberler gönderildi. Onları yalanladılar ve helak edildiler. Tek bir sayha bir tek çığlık onlara yetti. İşte biz suçluları böyle cezalandırırız. Bu her şeyi en iyi bilen'in takdirî iledir. De ki: Benim görevim ancak bildirmedir. Her kim inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Onlar için ne korku vardır ne de kaygı. Her can ölümü tadacaktır. (ölüm halinde azaları birbirlerine selâm vererek veda ederler). (kim cahillikle bir günah işler de bir daha günaha dönmemek üzere tövbe eder, durumunu düzeltirse elbette Rabbin aziz ve yargılayıcıdır). Riyakarlar , suçlarının cezasını çekeceklerdir. Zalimler ise asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir. Allah her şeyden haberdardır. Karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa O, bilir. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. (Allah, dilemedikçe, siz dileyemezsiniz). Kim bir iyilik yaparsa onun karşılığı verilecektir, faydası kendinedir. Her kim de bir kötülük, şer işlerse onun karşılığı verilecektir, zararı kendinedir. Gerçek işte bunlardır. Sana vahyolunana uy. (Cahillerden yüz çevir). ( Rabbinin rahmetini yoksa onlar mı paylaştırıyorlar? Verilen nimetler konusunda sizi denemek için kimini kimine üstün kıldık. Rabbinin katındaki ise onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır. O'na şükredin. Sen mi duyuracaksın, sağırlara, körlere ve açık bir sapıklıkta olanlara!) ( Her kim ona (Allah'ın elçisine) dünyada ve ahirette yardım edilmeyeceğini zannediyorsa, tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; bu, öfkelendiği şeyi giderecek mi? Allah'a ve resûlüne âsi olanların cezasının ellerinin ayaklarının çaprazlama kesilmesi değil midir?) (sen doğru bir yol üzerindesin). (İnkâr edenler için katrandan elbiseler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür. Burunları damgalanır). (Siz ey yalanlayan sapıklar! Muhakkak kaynar su içeceksiniz. Susamış devenin içişi gibi içtikçe içeceksiniz. Ve muhakkak zakkum ağacının meyvesinden yiyeceksiniz. Onunla karınları dolacak, bağırsakları parçalanacak). (Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyler, bir sinek dahi yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu dahi ondan kurtaramazlar. Dileyen de âciz, dilenen de). Her şeyi yaratan yalnızca Allah'tır. Ancak O'na tapın. Kim ki inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Cennetler o kişileredir. Onlardır ki, yanlarında Allah adı anıldığında kalpleri titrer. (Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanların üzerine Onun adını ansınlar. Sonra onlardan hem siz yiyin, hem de yoksullara yedirin. Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Fakat onlar Allah'ın rızasına ulaşmak için böyle yaparlar.Bütün işler Allah'a varır. Ancak Benden korkun. Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. O, kalplerde olanı bilir. İyice düşünüp anlamanız için âyetlerimizi böylece bildirmedeyiz. Allah, karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa bilir. O'nun gücü her şeye yeter. (Onlara gökleri ve yeri kim yarattı diye sorsan elbette Allah derler. O halde niçin inanmıyorsunuz?) Allah, gizlediklerinizi de bilir açığa vurduklarınızı da. ( tâğûtun izini sürmeyin). (Eğer Allah hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde iki ayağıyla yürür hiçbir canlı bırakmazdı.) (Ecelleri geldiği zaman ne bir an geri bırakılır, ne de öne geçebilirler.) (de ki: Ben gaybın anahtarları benim elimdedir demiyorum. Arşın hazineleri benim yanımdadır da demiyorum.) Benim görevim ancak bildirmeden ibarettir. ( Gökyüzünde uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökte ancak Allah tutar. Şüphesiz bunda inananlar için ibretler vardır.) ( Kur'an okuyacağın zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.) Allah'ın âyetlerini hiçe sayandan daha zalim kim vardır? Âyetlerimizden yüz çevirenlere gelince; İşte o kişiler gafillerin ta kendileridir. Onların kulakları gözleri ve kalpleri mühürlüdür. (cahillik sebebiyle günah işleyen, sonra bunun ardından bir daha o günaha dönmemek üzere tövbe eden ve durumunu düzeltenler umulur ki affedilirler). Allah her hâlinizi görür ve bilir. Hiçbir şey O'ndan saklı gizli kalmaz. İnkar edenlerin zararı ancak kendilerinedir. Onlar akıbetleri neymiş yakında görecek ve bileceklerdir. Kimmiş yalancı yakında iyice bilip anlayacaklardır. Onları Allah yoluna davet et. Sizin için cana can, göze göz, dişe diş kısas hakkı vardır. (Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır) (Allah hâkimlerin hâkimi değil midir?) Allah'tan sakının. Çünkü O, her şeyden haberdardır ve azabı en şiddetli olandır. Allah'a iftira atandan daha zalim kim vardır? Zalimler ise asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir. (De ki: Rabbim'e isyan edersem o büyük bir günün azabından korkarım.) (Onlara Allah'a ortak koştuğunuz şeyler nerede?diye soracağız). * O gün onların, "Rabbimiz biz ortak koşanlardan değiliz!" demekten gayri bir mazeretleri olmaz. Bile bile yalan söylüyorlardı ve iftiraları ortadan kaybolup gider. *( Onlar inanmazlar acı azabı tatmadıkça) Âyetlerimiz kendilerine bildirildiğinde “Bu, bize anlatılanlar, daha öncekilere anlatılan eski masallardan ibarettir” derler. Onlar kör, sağır ve dilsizdirler. Gerçeği görseler yine de inanmazlar. Onlar kendilerine ne bir fayda ve ne de bir zararı dokunan şeylere taptılar. Zâlimlerin zararı ise ancak, kendilerinedir. Cehenneme girdiklerinde “Rabbimiz!” diyeceklerdir.”Ne olur tekrar dünyaya dönelim de doğru yolu bulalım”. Fakat onların bu dilekleri asla kabul edilmeyecektir. Orada derileri yanıp eridikçe yeniden deri bitirilir. Baş içitleri kanlı irinli sudur. *Rablerinin huzurunda durdukları zamanki hallerini bir görsen! Onlara Nasıl şu gördüğünüz size vadedilen (yeniden dirilme olayı ve cehennem), hak değil miymiş? denilecektir. Onlar da "Rabbimize andolsun ki evet!" diyeceklerdir.* Onlara orada sadece “Tadın bakalım acı azabımızı denilir. ( onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek " Vah bize, yazık bize!" diyeceklerdir.) Oradan kurtulmayı dileseler dahi asla kurtarılmazlar. (Orada ne ölür ne de dirilirler). Onlar Allah'ı gereği gibi bilemediler. Dünya bir metâdır. Oyun ve oyalanmadan ibarettir. (Allah'tan korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır.) Hâla akletmezler mi? Allah sözlerinde değişme olmaz. O, vadinden asla dönmez. Allah göklerin ve yerin melekûtudur. Her şeyi idare eden yalnızca Allah'tır. O'ndan çekinin. Ancak Allah'a tapın. (Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ile iki kanadıyla uçan kuşlar sizin gibi birer topluluklardır. Biz sarih Kitapta her şeyi açıkladık. Her şey dönüp Allah'a varacaktır). Ayetlerimizi yalanlayanlar kör, sağır ve dilsizdirler. Onlar için çok acı bir azap vardır. Allah, bir şeyi dilediği vakit onun işi sadece ol demekten ibarettir. O da hemen oluverir. Ne güç gündür o gün kıyamet. O gün uzuvları aleyhlerinde tanıklık edecektir. İnananlar için ise ne korku olacaktır ne de tasa. Onlar hiç üzülmeyeceklerdir. Size Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar için çok acı bir azap olacaktır. Allah hesabı tez olandır. *Rablerinin rızasını dileyerek sabah akşam O'na yalvaranları kovma! Onların kazancından sana bir sorumluluk; senin kazancından da onlara bir sorumluluk olmaz ki onları kovup ta zalimlerden olasın! * Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse faydası kendinedir. Her kim de zerre kadar bir kötülük, şer işlerse zararı kendinedir. Zâlimlerin işleri ise boşa çevrilir. Onların kazançlarının bir faydası olmayacaktır. Allah her hâlinizden haberi olandır. *"Aramızdan Allah'ın kendilerine lütuf ve ihsanda bulunduğu kimseler de bunlar mı?" demeleri için onların bir kısmını bir kısmı ile işte böyle deneriz.* * Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara de ki: Selâm size! Rabbiniz merhamet etmeyi kendisine yazdı. Her kim, bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra ardından tövbe edip de durumunu düzeltirse, bilsin ki Allah çok bağışlayan ve acıyandır.* Allah iyi ve temiz kişileri korur ve sever. (Allah buyurdu ki kötü kimselerin duasını kabul etmem). Suçlular cezalarını çekeceklerdir. İyice anlayasınız diye âyetlerimizi böylece açıklamadayız*. * De ki: Allah'ın dışında taptığınız şeylere tapmak bana yasak edildi. De ki: Ben sizin arzularınıza uymam, aksi halde doğru yoldan sapmış kimselerden olurum. * *(Bize tehdit olunanı başımıza getir de görelim derler). *De ki: Ben Rabbimden gelen açıkça bir delile (Kur'an'a) dayanıyorum. Onu yalanladınız. Size tehdit olunan azap benim yanımda değildir.* Allah'ın azabı er, geç gerçekleşir. Kıyamet ansızın başınıza gelecektir. O, göz açıp kapamadan da kısa süre içinde gerçekleşir. O gün hüküm yalnızca Allah'ındır. Gerçek işte budur. (Eğer aralarında acele hüküm verecek olsaydık, yeryüzünde iki ayağıyla yürür tek bir mahluk kalmazdı.) Allah herkesin ne yaptığını gayet iyi bilir. O, hesabı tez görür. Âzabımızın aniden üzerinize gelip çatmayacağından emin mi bulunuyorsunuz? *De ki: "Allah'ın size üstünüzden veya ayaklarınızın altından bir azap göndermeye ya da birbirinize düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter. (Bir kısmınızı bir kısmınızla def etmeseydik yeryüzü fesada uğrar, fesada boğulurdu). İşte iyice anlamanız için ayetlerimizi böyle açıklamadayız. *Kur'an hak olduğu halde kavmin onu yalanladı. De ki: Ben size vekil (kefil) değilim. * Onlar akıbetleri neymiş yakında görecek ve bileceklerdir. Kimmiş yalancı yakında iyice anlayacaklardır. Göreceklerdir Allah'ın azabının korkunçluğunu. *Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşmaya dalanları gördüğünde, onlar başka bir söze geçinceye kadar onlardan uzak dur. Eğer şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra artık o zalimler topluluğu ile oturma. Allah'tan korkanlara inanmayanların hesabından herhangi bir sorumluluk yoktur. Fakat belki korunurlar diye hatırlatmak gerekir.* *Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felâkete dûçar olmaması için Kur'an ile nasihat et. O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de bir yardımcı. O gün, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. İnkârcılar kaynar su içecekler ve onlar için çok acı bir azap vardır. *(Altlarında ateşten döşek, üstlerinde ateşten örtüler vardır.) *De ki: Allah'ı bırakıp da bize ne bir fayda ve ne de bir zararı dokunan şeylere mi tapalım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra şeytanların saptırıp şaşkın olarak çöle düşürmek istedikleri, arkadaşlarının ise: "Bize gel! " diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (inkârcılığa) mı döndürüleceğiz? * Onları Allah yoluna çağır. Gerçek, Allah'tan gelir. Doğru yol işte budur. Allah'ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız. Kıyamet günü Allah aranızda adaletle hükmedecektir. O gün hüküm yalnızca Allah'ındır. Her şey Allah'ın yaratması ve dilemesi ile gerçekleşir. Hüküm yalnızca O'nundur. Namaz kılın, zekat verin. Sûr'a üflendiği gün hükümranlık yalnızca O'nundur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Allah dilediğini gerçekleştirir. O, vadinden asla dönnez. O, gizlediklerinizi de bilir, açığa vurduklarınızı da. İbrahim, babası Âzer'e: 'Baba' dedi. 'Niçin putlara tapıyorsun?' Babası onu dinlemedi. *Böylece biz, kesin iman edenlerden olması için İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu gösteriyorduk.* (Gecenin karanlığı onu kaplayınca bir yıldız gördü, Rabbim budur, dedi. Yıldız batınca, batanları sevmem, dedi. ) (Ay gördüğünde, Rabbim budur, dedi. O da batınca, Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum, dedi.) (Güneşi doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük, dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.) (Ben, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim ve O'na ortak koşanlardan değilim. ) * Kavmi onunla tartışmaya girişti. Onlara dedi ki: Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışıyor musunuz? Ben sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden korkmam. Ancak, Rabbim'in bir şey dilemesi hariç. Ve Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâla ibret almıyor musunuz?* * Siz, Allah'ın size haklarında hiçbir hüküm indirmediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden nasıl korkarım! Şimdi biliyorsanız (söyleyin), iki guruptan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır?" * *İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır. * * İşte bu, kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimizdir. Biz dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki senin Rabbin hikmet sahibidir ve her şeyi en iyi bilendir. * Biz O'na İshak ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh'u ve O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik; Biz iyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız. * *Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da seçkin kıldık ve doğru yola ilettik. * *İşte bu, Allah'ın hidayetidir, kullarından dilediğini ona iletir. Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı işleri boşa çevrilirdi.* * Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz. * *İşte o peygamberler Allah'ın doğru yola ilettiği kimdelerdir. Sen de onların yoluna uy. * De ki: Benim görevim bildirmeden ibarettir. Bildirmeme karşılık sizden bir ücret istemiyorum. (Bu Kur'an) âlemler için ancak bir öğüttür.) Onlar Allah'ı gereği gibi bilemediler.*(Yahudiler), "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. (Resûlüm) sen "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar! * Allah'tan sakının. Onlar o kimselerdir ki Allah'a ve O'nun ayetlerine inanırlar, namaz kılarlar, yoksullara yardım ederler. Cennet onlaradır. Onlar o kimselerdir ki Âyetlerimizi inkâr ederler. Cehennem onlaradır. Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim vardır? *Veya kendisine hiçbir şey vahyedilmemişken "Bana da vahyolundu" diyenden ve "Ben de Allah'ın indirdiği âyetlerin benzerini indireceğim" diyenden daha zalim kim vardır! O zalimler, ölümün (boğucu) dalgaları içinde, melekler de pençelerini uzatmış, onlara: "Haydi canlarınızı kurtarın! Allah'a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve O'nun âyetlerine karşı kibirlilik taslamış olmanız sebebiyle, bugün alçaklık azabı ile cezalandırılacaksınız!" derken onların halini bir görsen! * (Şüphesiz Allah, tohumu ve çekirdeği yarıp bitkileri yeşertir,)* ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. * Her şey Allah'ın dilemesi ve takdiriyledir. Karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa O, bilir. Rabbiniz Allah işte budur. O'nun gücü her şeye yeter. (O, dinlenmeniz için geceyi, çalışıp rızkınızı temin etmeniz için gündüzü, ay ve güneşi vakitlerin tayini ve yön bulmanız için yıldızları hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, gücü her şeye yeten ve her şeyi en iyi bilen Allah'ın dilemesi ve takdiriyledir.) Allah her çeşit yaratmayı bilendir.(Gözler O'nu görmez fakat O, gözleri görür.) (Her şeyi çift çift ve sudan yarattık. O, gökten su indirir. Onunla ölü toprağı diriltir, tohumları yeşertiriz.(Allah'ın nimetlerini saymakla bitiremezsiniz.) Her şey Allah'ın yaratması iledir. O, tektir ve gücü her şeye yetendir. Halâ akletmezler mi?Allah her şeyden haberdardır. O, kalplerde olanı bilir. Allah inananlara kavrama kabiliyeti vermektedir. Yalnızca O'na tapın. Kim ki inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Her kim bir iyilik işlerse karşılığını görecektir, kendi aleyhinedir. Her kim de zerre kadar bir kötülük, şer işlerse karşılığını görecektir, kendi aleyhinedir.(De ki ben sizin bekçiniz değilim). Halâ ders almazlar mı? *Allah'tan başkasına tapanlara sövmeyin; sonra onlar da bilmeyerek Allah'a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir. Artık O ne yaptıklarını kendilerine bildirecektir. * Bize gökten bir melek inseydi ya derler. Melek de indirseydik iş belliydi. Onlar yine inanmazlardı. Eğer inansalardı bu haklarında hayırlı olurdu. Fakat çoğu bunu bilmezler. Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır.( aldatmak için sözün yaldızlısını fısıldarlar. ) *Ahirete inanmayan kâfirlerin kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar).* * Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?de. O, size Kitab'ı açık olarak bildirdi. Kendilerine ilim verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma! * *Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler. * *Günahın açığını da gizlisini de bırakın! * Suçlular cezalarını çekeceklerdir. Onlar için çok acı bir azap vardır. *Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlar olursunuz. * *Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp ondan hiç çıkamayacak durumdaki kimse gibi olur mu! İşte kâfirlere yaptıkları böyle süslü gösterilmiştir. * * Böylece biz, her beldede bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık.* Onlar Allah'ı kandırdıklarını sanırlar. Oysa kendilerini kandırırlar da farkında değillerdir. *Onlara bir âyet geldiğinde, Allah'ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe kesinlikle inanmayız, dediler ve yapmakta oldukları hilelere karşılık* Onlar suçlarının cezasını göreceklerdir. Allah, kime peygamberlik vereceğini gayet iyi bilir. (Onlara önünüzde ve ardınızda bulunan azaptan çekinin de rahmete erin dendi mi hemen yüz çevirirler.) Allah'ın azabı inanmayanların üzerinedir. * Allah kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslâm'a açar; kimi de saptırmak isterse göğe çıkıyormuş gibi kalbini iyice daraltır. * (Biz hiçbir kavme peygamber göndermedikçe azap edecek değiliz). Allah işlediklerinizden haberi olandır. O vadinden asla dönmez. Zâlimler asla kurtuluşa erdirilmezler. Onlar sonuçları neymiş yakında görecek ve bileceklerdir. Kimmiş yalancı yakında iyice anlayacaklardır. *Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar? * Allah hakkında yalan uydurandan daha zalim kim vardır? *Onlar saçma düşüncelerine göre dediler ki: "Bu (tanrılar için ayrılan) hayvanlarla ekinler haramdır. Bunları bizim dilediğimizden başkası yiyemez. Bunlar da binilmesi yasaklanmış hayvanlardır." Birtakım hayvanlar da vardır ki, (Allah böyle emrediyor diye) O'na iftira ederek üzerlerine Allah'ın adını anmazlar. Yapmakta oldukları iftiraları yüzünden Allah onları cezalandıracaktır.* *Dediler ki: "Şu hayvanların karınlarında olanlar yalnız erkeklerimize aittir, kadınlarımıza ise haram kılınmıştır. Şayet (yavru) ölü doğarsa, o zaman (kadın erkek) hepsi onda ortaktır." Allah bu değerlendirmelerinin cezasını verecektir. * *Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler ve Allah'ın kendilerine verdiği rızkı, Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar, hüsrana uğrayanlardır. Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir. * Allah'a iftira atandan daha zâlim kim vardır? (Çardaklı (üzüm) bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde ve çeşitli tatlarda zeytin ve narları yaratan O'dur.) *Herbiri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin. Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez. * *Sığır ve koyunun iç yağlarını onlara (Yahudilere) haram kıldık. Bu, zulümleri yüzünden onlara verdiğimiz cezâdır. * * müşrikler dediler ki: "Allah dileseydi ne biz ortak koşardık ne de atalarımız. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." * De ki: Yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı? Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz böylece Allah hakkında yalan uyduruyorsunuz.* *Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. * Onlar kendi elleriyle yaptıkları uydurma şeylere taptılar. Allah'a iftira atandan daha zalim kim vardır? *Andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz! * Daha önce de peygamberler gönderildi. Onları yalanladılar ve helâk edildiler. <
|